Son zamanlarda özellikle organize sanayi bölgelerinde peşi sıra çıkan yangınlar ve ülkemizin iş kazaları oranında ki Dünya sıralaması hepimizin malumudur. Ağır yükümlülükleriyle iş hayatına giren 6331 Sayılı İş sağlığı ve İş Güvenliği Kanununun işverenlere vermiş olduğu 6 aylık süre tamamlanmasının ardından tam yetkiyle donatılmış müfettişler aybaşı itibarı göreve başladılar.
Amaçlarının açık tabirle “üzüm yemek” olduğunu belirten iş müfettişleri tehlikeleri önlemek adına bir nevi danışmanlık hizmeti vererek samimiyetlerini göstermişlerdir. Bu amaçla denetleme öncesi bilgilendirme toplantıları düzenleyen iş müfettişleri, yaptıkları toplantılarda özellikle şu noktalara değinmişlerdir:
Denetim esnasında ilk olarak incelenecek noktalar:
- Risk değerlendirmesinin olup olmaması
- Acil durum eylem planının olup olmaması
- İş ekipmanları ve kullanılan makinelerin güvenli olup olmaması
- İş sağlığı ve güvenliği kurulunun oluşturulup oluşturulmaması
- İş güvenliği uzmanı
- İşyeri hekimi
- İşçi temsilcileri
YASANIN DEĞERLENDİRİLMESİ
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununun temeli risk değerlendirmesidir. Risk değerlendirmeleri bilindiği üzere sadece iş güvenliği uzmanlarınca değil iş sağlığı ve güvenliği kurulunca konu ile ilgili uzman kişilerin kurula katılımıyla işletmenin tamamının görüşleri alınarak ortaklaşa hazırlanmalıdır. Bunun dışında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kollektif bir yapı oluşturulmalı, bütün çalışanların katılımı sağlanarak görüşleri alınmalıdır.
Kanun kademeli olarak hayata geçse de aslında bütün çalışanları kapsamaktadır. Konuyu temelden çözebilmek adına bütün çalışanlar yılda bir saatten az olmamak koşuluyla iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almalıdır. Bunun yanında her çalışan periyodik olarak sağlık taramasından geçirilmeli, acil durumlara hem personel hem de ekipman olarak hazırlıklı olunmalıdır. Bununla birlikte verilen eğitimler teoride kalmamalı, personelin konu ile ilgili duyarlılığı ve hareketlerinde olumlu yönde değişiklik gözlenmelidir.
İş kazası deyince akla yaralanmalı veya uzuv kopmalı, ortada maddi veya manevi bir zararın doğduğu durumlar akla gelir. Oysaki iş kazasına sebebiyet verebilecek durumların bile işletme olarak kayıt altına alınmalıdır. Devrilen bir rafın kimseye zarar vermemesinin göz ardı edilmesi ne rafın bir daha devrilmeyeceği ne de bir daha ki devrilmesinde altında kimsenin kalmayacağı anlamına gelmez. Bu yüzden oluşabilecek her tehlike, iş kazasıymış gibi dikkate alınıp sebeplerinin ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.
Bu sebeplerden yola çıkarak çalışanın iş kazası konusunda tehlike altında çalışmadan kaçınma hakkını kullanması iş akdi feshine sebep olmamalıdır. Aksi takdirde,işinin garanti olmadığını düşünen işçi işe dair hataları görmezden gelip ileride belki de kendisinin zarar göreceği bir iş kazasına sebep olmuş olacaktır.
ÜRETİMİN DURDURULMASINI GEREKTİREN DURUMLAR
- ÖNCELİKLİ RİSKLER
Bulunmadığı taktirde uygulanacak yaptırımlar; idari para cezası, üretimi durdurma, hem idari para cezası hem de üretimi durdurma.
- Risk değerlendirmesinin olmaması,
- Acil eylem planının olmaması,
- Güvensiz iş ekipmanı ve makine kullanılması,
- Elektrik tesisatının üretime uygun olmaması,
- İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmaması,
- Acil çıkış kapıları ve acil durumlarla ilgili uyarıcı ve yönlendirici işaretlerin bulunmaması öncelikli riskler arasındadır.
- KIRMIZI ÇİZGİLER
Bulunmadığı taktirde uygulanacak yaptırımlar; üretimin durdurulması.
- Yangın, patlama ve acil durumlar için gereken önlemin alınmaması,
- Yangın sisteminin üretim çeşidi ve kapasitesine göre yetersiz olması,
- Felaket senaryolarının hazırlanmaması, hazırlansa bile tatbik edilmemesi,
- Yangın dedektörü ve ekipmanlarının bulunmaması,
- Tahliye planlarının hazırlanmaması,
- Patlamaların önlenebilmesi adına patlayıcı ortamların uygun sınıflandırılıp depolanması,
- Havalandırma tesisatının işin niteliğine uygun olmaması,
- Elektrik tesisatı projelerinin bulunmaması,
- İşletmenin çalışma izninin bulunmaması,
- Gaz algılama sistemlerinin bulunmaması,
- Patlayıcı malzeme bulunduranların patlayıcı yönetmeliğine uygun hareket etmemesi,
- Makinelerin hareketli kısımlarınında koruyucu materyaller bulunmaması,
- Kimyasal madde bulunduran işletmelerin risk değerlndirmesinin dışında “kimyasal risk değerlendirmesi”’nin bulunmaması kırmızı çizgiler arasındadır.
Uyarmak görevimiz…Denetim kapınızda…